Üniversitelerin Kuruldukları Kent’e Katkıları

Posted on Haziran 18, 2008, under Hede Hödö.

Kültürel mirasın birikimine ve gelecek kuşaklara aktarılmasına hizmet etmeleri: Kuşaklararası kültür birikimini sağlayan araçlar arasında kişilerin inancı, konuştuğu dili ve bunun tamamlayıcısı olan bilgiyi saymak mümkündür. İşte bu kültürel miras gerek örgün eğitim ve gerekse de yaygın eğitim aracıyla kişiye, kişiden kişiye, kuşaktan kuşağa aktarılır.

Kişinin toplumsallaşmasına katkıda bulunması: Toplumsallaşma kişinin bir sosyal gruba katılması olgusudur. Birey bir gruba girerken o grupta geçerli olan sosyal normları, o grup içinde girişte ve ilerde alacağı rolleri, ulaşacağı sosyal mevkileri, bu rol ve mevkilerin kendisinden beklediği davranış, beceri ve yetenekleri, grubun kültürünü oluşturan değerleri, inançları ögrenip benimsemek durumundadır. Toplumsallaşmaya bağlı olarak üniversite;

(a)Yenilikçi ve değişimi sağlayıcı rol oynaması: Burada üniversitenin yanında diğer eğitim kurumlarına yenilikçi, girişimci ve araştırmacı elemanlar yetiştirmesidir. Çağdaş üniversitenin temel hedefi, toplumun hem geçmişteki, hem şu andaki hem de gelecekte olabilecek olan sorunlarına eğilmek, toplum üniversite diyaloğunu sağlamak ve her şeyden önemlisi yenilikleri yapacak, geliştirecek olan uzmanların ortaya çıkmasına, yetişmesine yardım etmektir.

(b)Modern üniversitelerin siyasal yapılanmaya öncülük etmesi: Çağdaş üniversitelerin siyasal yapılanmaya iki noktada öncülük ettiğini söylemek mümkündür .Mevcut siyasal sisteme devamlılık sağlaması. Siyasal sistemler kişiyi eğitirler. Örneğin; teokratik sistemin egemen olduğu toplumlarda, bireye dini değerler ve bundan kaynaklanan sadakat, itaat öğretilirken; demokratik rejimlerde ise bunun tam tersine, demokratik ilkelere sadakat ve bundan kaynaklanan eğitim ve öğretim değerleri esas alınır. İçinde bulundukları toplumun ihtiyaç duydukları önderleri seçmenin yanında onları eğitmektir.

(c) Çağdaş üniversitelerin bireylere statü kazandırması. Bireyin almış olduğu eğitim statüsünü belirler. Konuyla ilgili bir araştırma yapılmamasına rağmen, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaşayan ailelerin çoğunun çocuklarının doktor ya da avukat olmak istemeleri statü ile açıklansa gerek. Çünkü bu bölge insanları doktorluk, avukatlık mesleğinin kazandırdığı parayı çok cazip görmekte ve bunu bir statü aracı olarak düşünmektedirler.

(d) Modern üniversiteler sayesinde bireyciliğin gelişmesi ve buna dayalı olarak siyasal bilincin uyanması. Bireycilik sanayi toplumu olmanın bir sonucudur. Sanayi toplumlarında ailenin etkinliği azalmakta, anne-babalar çocuklar üzerinde etkili olamamaktadırlar. Bu da bireyciliği doğurmaktadır. Buna bağlı olarak bireycilik aynı zamanda siyasal bilinci de uyandırır. Çünkü birey, başkalarının kendi adına, kendi yerine karar  vermesini istememektedir.

Kaynak : (6 sayfalık makalenin sadece kültürel ve sosyal yapı kısmına yer verilmiştir , yazının tamamı için alttaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.)

 http://www.e-sosder.com/dergi/24264-269.pdf

Yorum Yapın

Rastgele Yazılar